Maliyet Azaltımı Stratejisi (Cost Reduction Strategies)

Home - 6 Sigma - Maliyet Azaltımı Stratejisi (Cost Reduction Strategies)

Maliyet azaltımı ya da CR (Cost Reduction) konusu tüm işletmelerin en öncelikli gündem maddelerinin başında gelmektedir. Birçok işletme bu yöndeki stratejilerini ölçek ekonomisi prensibine yani ölçeği büyüterek birim maliyeti azaltma  ilkesine dayandırmaktadır. 

Ne derece doğru acaba ?

Bir işletme düşünün. Üretim süreçlerindeki fire oranı %10 olsun. Bu işletme maliyetleri azaltmak için üretim adetlerini, ölçek ekonomisi kapsamında artırmaya çalışıyor. Peki ölçeğin büyümesi ne anlama geliyor ?

  • Daha fazla üretim ! Evet,
  • Daha fazla fire! Yine, evet.

Yani eskiden 100 adet ürün yapıp, 10 adet fire veriyorken, şimdi 200 adet üretip 20 adet fire veriyorsunuz. Ölçeği büyütmek üretimi artırdığı gibi fireleri de artırıyor! O halde ölçeği yani volümü artırmadan önce kalite konusunda bir şeyler yapmak gerekiyor sanıyorum.

Kalite seviyesi ve maliyet arasında ters korelasyon bulunmaktadır. Yani kalite seviyeniz artıkça maliyetler aşağı düşer. Şimdi bu durumu bir örnek ile açıklamaya çalışalım ve kalite iyileştirme faaliyetlerinin maliyetlere nasıl etki ettiğine bakalım.

İki adımdan oluşan bir üretim süreci düşünelim. Ürün birinci adımda üretilip, ikinci adımda test edilmektedir. Testi geçemeyen ürünler tamir istasyonuna gönderilerek tamir edilmeye çalışılmaktadır. Tamir edilebilen ürünler yeniden test edilmekte, tamir olamayan ürünler ise hurdaya ayrılmaktadır. Elimizde toplam 100 adet ürün için malzeme olduğunu varsayalım. Sağlam bir ürünün birim üretim maliyeti $20, tamir maliyeti ise $4 olduğuna göre aşağıdaki iki durum için birim maliyetlerin nasıl değiştiğine beraber bakalım.

  • Durum 1: Ürünün ilk test aşamasında sağlam çıkma olasılığı FPY: 75%, tamir aşamasında tamir edilip yeniden testten geçme olasılığı SPY: 60%.
  • Durum 2: Ürünün ilk test aşamasında sağlam çıkma olasılığı FPY: 95%, tamir aşamasında tamir edilip yeniden testten geçme olasılığı SPY: 60%.

(FPY: First Pass Yield, İlk Seferde Sağlam Çıkma; SPY: Second Pass Yield, İkinci Seferde Sağlam Çıkma, OK: Sağlam, NG: Not Good, Uygun değil)

 

Birinci durumda toplam 100 adet üretim denemesi olmuş ve hepsi test edilmiştir. Bu aşama sonunda oluşan maliyetimiz 100 x $20 = $200 olacaktır. FPY 75% olduğuna göre ürünlerin 25% si yani 25 tanesi tamir istasyonuna gidecektir. Tamir sürecinden çıkan ürünlerin yeniden testten geçme olasılığı yani SPY 60% olduğuna göre, 25 adet üründen sadece 15 tanesi testten geçecek, diğer 10 tanesi ise hurdaya ayrılacaktır. Tamir aşamasında oluşan maliyetimiz 15 x $4= $60 olacaktır.

Bu durumda toplam maliyetimiz $200 + $60 = $260 çıkacaktır. Toplam maliyeti sağlam olarak çıkan ürün sayısına yani 75 + 15 = 90’ a böldüğümüz zaman Durum 1 için birim maliyetimiz $22.89 olacaktır.

İkinci durumda da yine başlangıçtaki 100 x $20 = $200 ilk üretim maliyetimiz oluşacaktır. Ancak iyileştirme sonrası sürecin FPY ‘si 95% olduğundan ürünlerin sadece 5% si, yani 5 adeti tamire gidecektir. Tamir sürecinden çıkan ürünlerin yeniden testten geçme olasılığı aynı şekilde SPY 60% olduğuna göre, 5 adet üründen sadece 3 tanesi testten geçecek, diğer 2 tanesi ise hurdaya ayrılacaktır. Tamir aşamasında oluşan maliyetimiz 3 x $12= $60 olacaktır.

Bu durumda toplam maliyetimi $200 + $12 = $212 çıkacaktır. Toplam maliyeti sağlam olarak çıkan ürün sayısına yani 95 + 3 = 98’ a böldüğümüz zaman durum-1 için birim maliyetimiz $20.53 olacaktır.

Buradan görüldüğü üzere kalitenin iyileşmesi birim maliyetin $22.89 ‘dan $20.53 ‘a düşmesini saplamıştır.

Peki şimdi bitti mi yapacaklarımız ?? Elbette hayır. Kalitede sürekliliği sağlamamamız gerekiyor.

Bunun için önce problem ‘in teknik tanımını yapalım isterseniz

Literatürde problemin tanımı “Standarttaki sapma” olarak yapılır. Yani beklenen ile gerçekleşen arasında fark var ise bu durumu problem olarak algılıyoruz. 

Örneğin İstanbul – Ankara arası araba ile yaklaşık olarak beş saat sürer. Bir arkadaşınız ile sözleştiniz ve sabah 08:00 gibi İstanbul’dan yola çıkacağınızı ve takribi olarak öğlen 13:00 gibi Ankara’da olabileceğinizi bildirdiniz. Ancak, saat öğleden sonra 16:00 olmasına rağmen siz halen Ankara’ya ulaşamadınız.

Doğal olarak arkadaşınız yolda bir sorun, problem olduğunu düşünmeye başladı. Hava şartları nedeni ile yolda trafik çok sıkışmış, lastik patlamış olabilir. Kesin olan bir şey var ki o da beklenen zamandan daha geç geldiğinizdir. Geç geldiğinizin ve bunun bir problem olduğunun kararının verilebilmesi için normal beklenen seyahat süresininin bilinmesi gerekir.

Dolayısı ile problemin varlığından veya türünden bahsedebilmemiz için öncelikli olarak standardımızın olması gereklidir. Standart olmayan bir yerde ne problemin tanımı yapılabilir, ne de iyileştirme faaliyetlerinden bahsedilebilir.

Şimdi bir probleme etki eden unsurlara bir bakalım. Teknik olarak bir problemin oluşumuna 6M dediğimiz faktörlerden bir ya da bir kaçı etki eder. 6M faktörleri problem çözme süreçlerinde kullanılan balık kılçığı analizlerinde oldukça sık kullanılır.

İnsan (Man): İnsan gerçekte tüm problemlerin kök nedenlerinden biridir. Yapılması gerekeni zamanında yapmamak ya da eksik yapmak sonucunda büyük oranda problemlerle karşılaşırsınız. Örneğin bir arabanın servis bakım zamanı geldiğinde kullanıcısı tarafından bakıma götürülmemesi sonucunda arabanın arıza yapması tek kelime ile insan hatasıdır. Benzer şekilde üretim süreçlerinde de zamanında ve doğru bir şekilde yapılmayan her türlü iş sonucu oluşan problemler insan hatasına örnek olarak gösterilebilir.

Makine (Machine): Ekipmanlarda aynen insanlar gibi zamanla yıpranırlar. Ömrünü doldurmuş, yeterince bakım yapılmamış ekipmanlar zaman zaman istenen çıktıları üretemezler. Endüstride ekipmanların proses güvenirliğini ölçmek için Cp ve Cpk dediğimiz bir index kullanılır. Teknik olarak her iki değerin de 1 den büyük olması istenir. Eğer bu index değeri 1’n altında ise ekipman kaynaklı sorunlar yaşayabilirsiniz demektir.

Malzeme (Material): İyi bir yemek için doğru ve kaliteli malzeme gereklidir. Üretimde, genelde tasarım aşamasında tercih edilen malzemeler – daha sonraları maliyet azaltımı ya da uygun malzemenin bulunamaması sonucu muadil denilen malzemeler ile değiştirilir. Ancak sonuç hüsran olur büyük oranda. 

Metot (Method): Aynı malzeme ile bazen aynı sonuçlar alınamaz. Uygun metodun seçilmesi ve kullanılması bu aşamada son derece önemlidir. Kimyasal bir karışım yaparken malzemelerin ne zaman ve hangi sırada sürece dahil olacağını belirlemeden, hepsini aynı anda ya da karışık bir şekilde sürece katmak arasında uçurum vardır.

Doğal Ortam (Mother Nature): Bazı süreçlerde çok sık duyarız bu nedeni. Kışın üretim iyiyken yazın daha çok fire oluyor, ya da gece vardiyası ile gündüz vardiyasında kalite değişkenlik gösteriyor diye. Bazı süreçler dış ortamdan etkilenirler. Bağıl nem, sıcaklık gibi etmenler kritik süreç parametrelerini değiştirebilirler. Örneğin kurutma, kimyasal tepkime gibi süreçlerde ortamın sürekli olarak şartlandırılarak standart ısı, nemin standart olarak sağlanması gerekir.

Ölçüm (Measurement): Belki de çok sık etki eden ancak çok nadir fark edilen faktörlerden biridir. Bilgisayar üzerinden, otomasyon sistemine reçete gönderen bir süreçte teknik olarak hata beklemezsiniz. İnsan eli değmeden hangi kimyasaldan, hangi sıra ile ve ne miktarda gönderileceği otomasyon sistemi üzerinden yapıldığı için hata olacağı aklınıza gelmez. Ancak eğer sisteminiz kalibre değilse ve sensörleriniz yanlış ölçüm yapıyor ise sonuç istediğiniz gibi çıkmayabilir.

Buradan görüldüğü üzere bir prosesin çıktısı, birçok girdinin farklı kombinasyonu sonucu meydana gelmektedir. Bu girdileri insan gücü, metotsal iş yapma tekniği, malzeme kalitesi, proses parametreleri, ortam koşulları gibi değişik şekillerde sınıflandırabiliriz. Süreç sonunda sürekli aynı çıktıyı elde edebilmek için girdilerdeki değişkenliğin minimize edilmesi, bunun içinde bir takım kurallar, prosedürler ve talimatların belirlenmesi gereklidir. Eğer bu kurallar belirlenir ve uygulanırsa, süreç çıktılarında şans değişkenliği harici fazla bir değişkenlik olmayacaktır.

İşte bu aşamada standart devreye girmektedir.

Standart: Kişiden zamandan, mekandan bağımsız olarak her defasında aynı yöntem, aynı sıra ve aynı süre ile sürekli olarak aynı sonucun elde edilebilmesidir. Eğer herhangi bir süreçte standartlar iyi belirlenir ve belirlenen standartlar uygulanırsa problem ile karşılaşılma şansı minimize edilir.

 

Buradan şu sonuca varılabilir. Kalite tamamen standartların yerleşmesine endekslidir. Standartların olmadığı bir yerde iyileşme yapılamaz, kalite iyileştirilemez.

O halde maliyet azatlımınım yol haritasını;

“Standart→Kalite →Volüme →Maliyet azaltımı”, şeklinde yapabiliriz. Önce standartları oluşturalım, adından kalite kendiliğinden oluşacaktır. Daha sonra volümü artırıp maliyetleri aşağı çekebilirsiniz.

 

Etiketler:

,

Paylaş: