Endüstri 4.0’ın Temel Ekonomik Potansiyeli

Home - Dijital Dönüşüm - Endüstri 4.0’ın Temel Ekonomik Potansiyeli

Endüstri 4.0 konusu epeydir gündemde. Birçok tanım ve tarif yapılıyor. Peki, Üretim Sektörü açısından bakıldığında, Endüstri 4.0 ne ne anlam ifade ediyor?

İşletme yönetimi, fırtınalı havada gemi yönetmeye benzer. Doğru kararlar alabilmesi için birçok yerden gelen verinin değerlendirilmesine gereksinim vardır. Ancak, sürekli ve öngörülemez değişimin ortaya çıkardığı karmaşıklık, işletmeleri oldukça zorlamaktadır. İşletmeler, rekabetçi olabilmek için etki/tepki zamanını kısaltmak; bunun için de kararlarını daha hızlı almak zorundalar. Endüstriyel çağda kullanılan uygulamalar ve kısıtlı teknolojiler etki/tepki zamanında bazen haftalar, aylar süren gecikmelere neden olduğu için çoğu zaman bu zorluğun üstesinden gelebilme konusunda yeterli olamamaktadır. Bu durum iş ve performans kayıplarına neden olarak işletmelerin rekabet gücünü zayıflatmaktadır.

Endüstri 4.0, çevik stratejilerin dijital konsept üzerinde kurgulanması ve yönetilmesi sürecidir. En önemli getirisi etki/tepki zamanını kısaltmaktır.  Algı – Analiz – Karar verme – Aksiyona geçme sürecini hızlandırarak, doğru kararların, hızlı bir şekilde alınmasına katkı sağlamak ve işletmelerin karar verme ve adaptasyon süreçlerini hızlandırarak işletmeleri çevik yapmak 4.0 teknolojilerinin en önemli karakteristiğidir.

4.0’ın temelinde CPS prensibi yatar.  Bir başka ifade ile: İş yazılımları, uygulamaları ve ağ ekipmanlarının oluşturduğu siber dünya ile (IT: Information Technology), operasyon teknolojilerinin oluşturduğu fiziksel dünyayı (OT: Operations Technology) fabrika ölçeğinde MES üzerinde entegre etme süreci endüstri 4.0’da iletişimin temelini oluşturmaktadır. Bu konsept Akıllı Fabrikalarda tüm sistemin etkileşimli olabilmesi için gereken ön koşuldur. Endüstriyel çağda fonksiyonlar, uygulamalar ve teknolojiler arasında kısıtlı iletişim varken, dijital çağda CPS üzerinde her şey birbiri ile ilişkidedir.

Yeni dönem, bilinen tüm değer önermelerinin geçerliliğini yitirmesine neden oluyor. Günümüz koşullarında verim, düşük maliyet, hız, doğru tahminleme gibi konularda başarılı olunabilmesi klasik üretim yöntemleri ile neredeyse olanaksız. Bunun için ileri seviye teknolojiye ve sistemlere her zamankinden çok daha fazla gereksinim var. Bilginin petrol değerinde olduğu günümüz dünyasında, büyük veriden anlamlı bilgi türetmek ve bunu yaparken de hızlı olabilmek için önce hızlı bir şekilde yalın olmalı ve kayıpları azaltmalı; buradan gelen getiriyi teknolojiye, eğitime ayırarak çevik üretim stratejileri üzerine dijitalleşmeyi bindirmemiz ve dijital çağ standartlarında akıllı fabrikalar kurmamız gereklidir. Başka seçeneğimiz yok maalesef.

Bunun için,

  1. STRATEJI: Masallarda bile işlenen “Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yolu seçtiğinin önemi yok (Alice harikalar diyarında)”, ibaresi Strateji’nin önemini oldukça iyi anlatıyor. Stratejik planlama olmadan asla yola çıkmayın. Büyüme – Pazarlama – Üretim stratejileri.
  2. YALIN: Ne yaparsanız yapın kayıplar her daim olacaktır. Kayıplar ile mücadeleden ödün vermemek için değer ve akışa odaklanın. Malzeme ve Bilginin kesintisiz akmasını sağlayın.
  3. ÇEVİK: Günümüz işletmelerinin en önemli rekabet aracı değişime adapte olabilme yeteneğidir. İnsana ve sistem yatırım yapın, stratejik iş birlikleri kurun, uzmanlığınıza odaklanın. Çevikliği esneklik ile karıştırmayın. Esneklik süreç ve ekipman boyutunu; çeviklik insan ve sistem boyutunu irdeler.
  4. DİJİTALLEŞME: İşletme yönetimi, fırtınalı havada gemi yönetmeye benzer. Doğru ve hızlı kararlar alabilmeniz için birçok yerden gelen veriyi değerlendirmenize gereksinim vardır. İşlenmemiş veri ham petrol gibidir – bir işe yaramaz. Dijitalleşmeye küçük adımlar ile başlayın.
  5. PATRON: İşte işin en can alıcı kısmı. PATRON 4.0 olmadan, Endüstri 4.0 dönüşümü gerçekleşemez. Patronunuzu süreçlere çekin ve değişimin gerekliliğine ikna edin. Yönetimin desteği ve kararlığını almadan yola çıkarsanız – yolda kalırsınız